Monthly Archives: Eylül 2014

Lucy

Nicedir uzak durduğum ve hafiften önyargılı baktığım film Lucy’i nihayet dün seyrettim ve keşke daha önce izleseymişim dedim…

Bilimkurgu, yapay zeka ve insan beyni ile derinden ilgilenenler belki de aynı görüşte olmayacaklardır,zira ben bu konuyla yeni yeni ilgilenmeye başladığım için, öğrendiğim her bilgi bana ilginç geliyor.

Filmi başa saralım: Yönetmenliği ve senaryosu Luc Besson’a teslim filmin başrolünde Scarlett Johansson (Lucy) oynuyor.  Sıradan, rutin bir hayatı olan kızımız Lucy, flört ettiği adamın zoruyla Kore mafyasına bir çanta teslim ediyor ve akabinde macera başlıyor.

Mafyavari adamlar; çantadan çıkan mavi tozun Lucy’nin kanına karışmasına vesile oluyorlar ve böylelikle Lucy, beyninin %100’ünü kullanabilecek kapasitede bir canlı haline geliyor.

LucyBeynimizin sadece %10’unu kullandığımızı varsayan ve kapasitenin %100’e kadar artması durumunda neler olabileceğini irdeleyen film; özellikle görüntü efektleri ve sahneler arası paralel geçişleriyle göz dolduruyor. Filmin başında Profesör Norman’ın (Morgan Freeman) yaptığı “beyin kapasitesi” temalı konuşma ve Lucy’nin kapasite arttırımı arasında geçişler,  beyin hücrelerinin ve nöronların ekrana yansıması, galaksi-dünya görüntüleri, hayvanlar alemi belgeseli gibi sembolik anlatımlar; beni etkileyen sahnelerdi.

 

Etrafındaki manyetik dalgaları, TV, radyo, bilgisayar gibi cihazları kontrol edebilme, düşünceleri okuma, telekinezi ve olacakları öngörme gibi yetiler kazanan Lucy’nin, tüm bu bilgi ağından yorulup, kendini kurtarması için profesör Norman’a başvurması ile işin boyutu biraz daha değişiyor ve bilimadamları, teorilerinin gerçeklik kazanması karşısında elleri kolları bağlı kalıyorlar.

Aksiyon sahneleri ve koştur koştur temposu ile, sıkılmaya, filmden kopmaya imkan bırakmayan filmde, zaman zaman “biraz abartmışlar” dedirten sahneler mevcut elbet. Örneğin beyninin %100’ünü kullanmaya başlayınca bilgisayara dönüşmek suretiyle yok olan, tüm çağlar arası ışınlanan ve evrende yolculuk yapan  Lucy sahnesi. Belki de sadece efekt ve görüntü tekniklerinin parlatılması için çekilmiştir.  Bu ve bunun gibi bazı abartılı sahneler, beni kısa süreliğine de olsa konudan koparsa da; genel manada ilgimi çeken ve sürükleyici bir film oldu Lucy.

Bu arada, Mr. Jang rolündeki Minsik Choi ve saz arkadaşlarına değinmemek olmaz, oldukça inandırıcı ve filmle uyumlu bir ekip olmuşlardı.

Kıssadan hisse; beyninize iyi bakın, fazla zorlamayın…İyi Seyirler…

Yorum bırakın

Filed under Kültür-Sanat