Nedendir bilemedim; amma ve lakin nicedir klavyeyi elime alıp sayfama yazı dizesim gelmedi; yazmaya değer olaylar yaşamadığımdan değil elbet, aksine komik, bazen lirik ve hatta didaktik (!), nadiren de trajikomik olaylar geldi başıma herkese olduğu gibi..
Ruh halimin karmaşası konsantrasyonumu da etkiliyor, telefonumun hatırlatma hafızası dolup dolup boşalıyor, neredeyse ‘nefes almayı unutma’ diye not düşeceğim yakında 🙂
Duygulandığım olayları örneklerle somutlaştırayım; misal; 15 senelik [ amanın artık 15 senelik dostlarımın olduğu bir yaşa gelmişim:) ] çok yakın bir arkadaşımın düğünündeydim 2 gün önce..O kadar enteresan bir duygu ki; çocukluk hallerine çok yakından tanık olduğun bir insanı gelinlikle pat diye karşında görünce, nikah masasında damadın ayağına basarken seyredince ister istemez kocaman sırıtıyorsun, hatta gözlerin doluyor, heyecanlanıyorsun..
Sonra ertesi gün oluyor, çok sevdiğim aile dostumuzu ziyarete gidiyorum, eskiden de çok sık görüşürdük ama bu ara farklı..Lanet bir hastalığın; sapasağlam, kapı gibi bir insanı 3 ay içinde nasıl yatağa mahkum ettiğini izliyorsun, ne yapacağını, ne düşüneceğini bilemiyorsun, boğazına değil yumruk; taş oturuyor…’Hayat çok boş, hiçbir şeyi gereğinden fazla önemsememek lazım, sadece sevdiklerinle, çok istediğin şeyleri yapmalısın’ diyorsun..
Gün yine dönüyor ve ‘anı yaşa’ felsefesi ister istemez yerini sabahın köründe kalkmaya; sivil hayatta belki hiç aynı çatı altında olmayacağın insanlarla gününün yarısını geçirmeye, incir çekirdeğini doldurmayacak olaylara sinirlenmeye/üzülmeye bırakıyor. Bazen bir şeyleri değiştirmek istiyor insan; ama o gücü kendinde bulamıyor..’Çok istersen olur’ derler ya; demek ki yarım yamalak isteyince ya da neyi istediğini tam olarak bilmeyince böyle çelişkiler yaşanabiliyor diyorsun, koşturmaya, gülmeye,hislenmeye,üzülmeye devam ediyorsun…
Yazıyı Shakespeare’in bir şiiriyle bitiriyorum, zaten yeteri kadar manidar ve manalı olduğundan, benim fazladan yorum yapmama gerek yok:)
Bazen
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın…
William Shakespeare