Tag Archives: edebiyat

Makinist Perişan

Eski yazılarımdan birinde şöyle demişim:

Her zaman düz yazı olmuyor. Bazen vites 3’te kalmışken yokuş çıkmaya çalışıyorum. O zaman anlıyorum ki ‘mısra’ paklayacak halimi. Şair olmadan şiir yazmak da ayrı meşakkat. Araf gibi.

İşte o “mısra ile paklanmayı” seçtiklerimden “Makinist”; sevdiğim dergilerden “Edebiyatist” Ocak/Şubat sayısına konuk oldu. Bir ‘kuple’ paylaşıyorum aşağıda.

Sağlıklı, edebiyatlı ve huzurlu günler temenni ederim.

(…)

“Kompartımanda gri saçlı bir adam

Kravatının boğumu sağa kaymış

Ağlamaklı bakan kadının işaret parmağını öperken

Midesine bir bıçak saplanıyor

-İnsan bir ömür içinde bıçakla yaşayabilir-

(…)

6 Yorum

Filed under Gündem Dışı, içimden geldiği gibi

Duyuru

Sevdiğim edebiyat dergilerinden Kitap Eki‘nin Aralık sayısına misafir oldum.

Dergiye ulaşmak isteyenler için satış noktaları: Burada ve şurada

Olabildiğince– mutlu, sağlıklı, huzurlu, bol yazmalı ve okumalı bir yeni sene temenni ediyorum herkese.

Not: İlk fotoğrafı Kitap Eki Instagram sayfasından aldım. (@kitapeki_info)

2 Yorum

Filed under Gündem, Gündem Dışı, içimden geldiği gibi

Sayıklamalar

“Nasıl yazıyorsun?” sorusuna verdiğim bazı klişe yanıtlar var:
“Sessiz sakin bir köşede”
“Tek başımayken”
“Kafam bozukken”
“İçim doluyken”
gibi…
“Neden yazıyorsun?” diye soran olmadı bugüne kadar ama eğer olursa verebileceğim yanıtlar muhtelif.
“Dünyaya uyum sağlayabilmek için”
“Delirmemek için”
“Akıl ve ruh sağlığımı korumak için”
“Gerçeklerden kaçmak için”
“Kaçmaya çalıştığım gerçeklere yaklaşabilmek için”
“İçimi dökmek için”
“Umursamamak için”
“Uyuşmak için”
“Unutmak için”
“Hatırlamak için”
Hem yazmak suç, ayıp ve günah kategorilerine girmiyor. (en azından şimdilik) Nefsi müdafaa yapıyorum bir yerde. Kendimi savunmasız bırakmamaya çalışıyorum.
Gülmek istiyorum. Kahkaha atarken beyinde salgılanan hormonların eşi benzeri yok başka hiçbir eylemde.
Güldürebilmek bambaşka bir mutluluk, apayrı bir zevk.
Bir insan size kahkahalarla gülüyorsa, –tabii yere düşerek kendinizi gülünç duruma düşürmenizden bahsetmiyorum-, onu tamamen ele geçirmişsiniz, benliğine sızmışsınız demektir.
Çünkü karşılıklı gülenler arasında görünmez köprüler kurulur.
Ben birlikte güldüğüm insanlara kıymet veririm ve fark ettirmeden onları kalbimin ayrı bir odacığında misafir ederim.
Benim kalbimde 4 odacıktan fazlası var. 🙂
Ayrıca evet, bu yazı derinliksiz, konusuz, ölçeksiz ve biraz da mesnetsiz.
Bu seferlik böyle olsun.
…..
“içimden geldiği gibi”
…..

“Beraber gülmediğiniz bir insan ile mutlu olamazsınız”

Fyodor Dostoyevski

6 Yorum

Filed under Gündem Dışı, içimden geldiği gibi