Bugüne kadar dünyaya 106 milyar insan teşrif etmiş ve haliyle hepsi terk-i diyar eylemiş.
Dünya nüfusu; 1802 yılında 1 milyara ulaşmış ve bu sayıya varması tam 100.000 (yüz bin) yıl sürmüş.
Şu anki nüfusumuz olan 8 milyara ise 200 senecik içinde ulaşıvermiş.
[Araştırmalarım esnasında 2200 yılı ile ilgili bir haber gözüme çarptı ve bir an içim cız etti, göremeyeceğim için. Ve bir an rahatladım, göremeyeceğim için.]
Sayılara ilgi duymayanlar, yazıyı burada bırakabilir.
[Böyle yazınca okuma oranı genelde artar; çünkü çoğu kişi bilimsel verilerle arasının iyi olmadığını düşünmek istemez. (Peki tamam, bunu ben uydurdum)]
Galakside yüz milyarlarca yıldız ve hepsinin etrafında gezegenler varmış.
1 saç telinde, 1milyon atom bulunmaktaymış.
Atom çekirdeği; atomun toplam kütlesinin %99.9’unu oluşturmaktaymış. Tıpkı sevgili Güneş’in; güneş sistemi kütlesinin %99.9’unu oluşturduğu gibi. Nasıl çılgınca, nasıl muhteşem.
14 milyar yıldır dönüp duran devranın (evrenin) galaksilerinden biri olan Andromeda, birkaç ‘milyar’ yıl sonra Samanyolu galaksisi ile çarpışacakmış.
Tamam, bizlik bir durum yok ama şu verilerin büyüklüğüne, şahaneliğine bakar mısınız?
Bunların yanında bizim öleceğimiz yıl, bankadaki paramız, arabanın kilometresi, okul taksitleri ve dahi kandaki magnezyum seviyesi nasıl da minicik kalıyor.
Hırsların, takıntıların, üzüntülerin, endişelerin aslında düşündüğümüz kadar kritik olmadığını anlamak için cenazeleri beklemeye gerek var mı?
Bir ufacık spermin (bunu yazmak ayıp sayılmıyordu, değil mi?) yumurtayla birleşmesinden yaratıldığımızı ve cenin pozisyonunda 9 ay beklerken bu evreni hayal edemediğimiz gibi; ölünce ulaşacağımız öbür alemi de şu an idrak edemediğimizi düşününce içiniz bir hoş oluyor mu?
Bunları yazıya dökerken beynimi kullanıyorum, bu cümleleri de bana o yazdırıyor. Ben mi beynime komut veriyorum, o mu beni kontrol ediyor? Nasıl iç içe her şey. İçinden çıkamıyorum.
Aynı esnada, sevgili beynimizde 100 milyara yakın nöron olduğunu okuyorum. Sayıların heybeti beni her seferinde şaşırtıyor.
Evrenin şatafatını fark edebildiğimiz günlere, sağlık ve huzurla…

