Eskidendi, Çok Eskiden…

Aslında bu yazıyı Aralık ayında, yıl sonu değerlendirmesi niyetine yazıp, hem geçmiş yılın muhakemesini yapacak hem de yeni seneden istediklerimi sıralayacaktım. Ama olmadı,çünkü ‘zamansızlık’ denen ve benim aslında “bir eylemi yapmamak için üretilen bahane” olarak tanımladığım çağımızın moda olgusu herkes gibi beni de sardı…

2013; son iki hanesinin algılarımızda yarattığı uğursuzluk simgesinin aksine, kişisel tarihimde önemli ve güzel bir dönem olarak yerini aldı. Dönüm noktaları olarak tabir edebileceğimiz olaylar yaşadım, çok sevindim, duygulandım, bazen bocaladım, kızdım, şaşaladım, zaman zaman üzücü kayıplar yaşadım; yani uzun lafın kısası herkes gibi kendi dünyamın merkezinde bir yılı daha devirdim.

Büyük resme gelirsek; ülkece (yarısı) silkindiğimiz, haksızlıkların ve adaletsizliklerin diz boyundan da öte gırtlağa dayandığını idrak ettiğimiz, birçok çarpıklığın gözler önüne serildiği bir dönem yaşadık. Ne olursa olsun insanlığa, vicdana, adalete ve “güzel bir dünyaya” inanmak istiyorum halen..

Bundan 3 sene önce, sene başında yazdığım yazıma takıldı gözüm ve fark ettim ki; benim hayattan dilediklerim pek değişmemiş, zira oradaki maddelerin hepsi halen benim beklentilerimi oluşturuyor.

Derken 2014 başladı; iki hastalık haberi geldi yakınlardan…Biri;  neredeyse 20 yıllık geçmişimizin olduğu yakın bir dost. Atlatacağına ve bugünlerin geride kalacağına inancımız tam, fakat bu olayla birlikte “sağlıktan önemli hiçbir şey olmadığı” tekrar tokat gibi çarptı yüzümüze. Diğeri ise bir aile dostumuz, çocukluğumdan beri tanıdığım, bildiğim biri. O melun hastalığı yenemedi ve bu dünyadan göçtü gitti..İşte o vakit “hayatın ne kadar boş olduğu” yine dank etti kafamıza.

Ama insanoğlu bir türlü  akıllanmıyor, ders almıyor..Bir süre sonra yine hayatın hızına, günlük gailelerin hırsına kaptırıyor kendini ve ufacık tefecik şeyleri kendine sorun etmeye devam ediyor. Şairin dediği gibi “Ömür dediğin 3 gündür  Dün Geldi geçti, yarın meçhuldür / O halde ömür dediğin  Bir gündür, o da bugündür”…

Bugünlerde aklıma Sezen Aksu’nun “Eskidendi, Çok Eskiden” şarkısında geçen “Hani biz kimseye küsmemiş, hani hiç kimse ölmemişken..Eskidendi, eskidendi…Çok Eskiden…” dizeleri takılıyor.

Melankoli yapıp boşvermişliğe kapılmak değil bu yazının amacı, aksine; bazen biraz yavaşlamak, hayatın tadını çıkarmak, sağlığın, ailenin, dostların ve yaşamın kıymetini bilmek gerektiğini vurgulamak istedim.

Hepinize Mutlu Seneler…

Yorum bırakın

Filed under içimden geldiği gibi

Yorumunuz için teşekkürler...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s