En büyük, en yakası açılmadık; hatta şanlı geçmişinizde bordo bir leke gibi duran (evet kara değil), zaman zaman aklınıza gelip sizi huzursuzlaştıran anınızı, sırrınızı düşünmenizi rica ediyorum sizden.
Ne hissettiriyor?
Utanma, dehşet, üzüntü, pişmanlık?
Peki bu sırrınızı bugüne kadar kimseyle paylaştınız mı?
Eşinizle, kardeşinizle; belki psikoloğunuzla, sizi yargılamayacak en yakın dostunuzla… Belki de kendinize bile söylemekten imtina ettiniz.
Peki gelelim can alıcı tuhaf sorumuza: Size ne teklif ederlerse tarihinizdeki bu olayı birilerine anlatırsınız?
100.000 dolar? (TL yazmadım özellikle, kur korumalı yazı😇)
Fazladan bir yıl ömür?
Evladınızın hep sağlıklı olacağına dair garanti?
Biraz daha zorlaştıralım parkuru: Bu utanç verici, pişman olduğunuz olayı tüm tanıdıklarınızın öğreneceği şekilde canlı yayında açıklar mıydınız? Ne karşılığında?
Malum, çoğumuzun sünger çektiği; unutmak istediğimiz anılarımız, düşüncelerimiz var.
“Ben bunu nasıl yapmışım” dedirten veya “ya ailem, dostlarım öğrenirse” endişesi yaşatan…Dünyanın en klişe cümlelerinden biri gelsin o halde: “Tüm yaşadıklarım beni ben yapanlardır ve bugünkü insan olmamı sağlayanlardır.”
Öyle mi gerçekten?
Fırsat verilse birebir aynı hayatı mı yaşardık sahiden?
Şu meşhur “şimdiki aklımız” neredeydi? O vakitteki akıl bizim değil miydi? Herkesin hayatta hata yapma hakkı baki miydi?
Zor sorular üretip yanıtı okuyucuya bırakmak iyi yazarlık mıdır yoksa tembellik mi?
Bunların yanıtlarını bilmiyorum. Bilsem bile sizi etkilememek için paylaşmam. Çünkü her zihnin bakış açısı nevi şahsına münhasırdır, birdir. Tek doğru yoktur.
Benim hata sandığıma başkası “Oh, iyi ki yapmışım” diyebilir. Birinin kafasını duvarlara vurduran maceraya öteki ılımlı yaklaşabilir. “Hayat görecelidir” demiş Albert Amca… Tam böyle dememiş tabii de, ben özet geçtim.
Söz gelimi birine kötülük yaptınız, üzüldünüz, vicdan azabı çektiniz. Veya inancınıza göre; günah işlediniz. İnsanız, elbet şaşarız.
Çok şükür ki, genellikle kendimizi temize çekme imkanı sunuyor yaşam. Tövbe edip bambaşka bir insan olabilirsiniz, türlü türlü iyilikler yapabilirsiniz ve belki bu sayede bütün o karanlık anıları zihninizden -mümkün olduğunca- silebilirsiniz.
Yazıyı burada noktalıyorum ve sizi düşüncelerinizle baş başa bırakıyorum.
Hayat sizin; mutlulukla ve iç huzurunuzla yaşayınız.


