Yakamoz

Şimdi ben uzun, kasvetli bir romanın başkahramanıyım.

Yaşım, cinsiyetim, yerim, yurdum yok.

Adım Yakamoz, fakat sen bana ne istersen de.

Dudağının peltek kıvrımını en çok belli edecek isimle seslen ve hiç ara vermeden konuş.

Ben seni dinlerken içimde dönen hortumu zapt etmeye çalışacağım için ağzından çıkan sözcükleri algılayamayacağım, ama sen yine de susma.

Dosdoğru gözlerime bak. Göz bebeklerimden içeriye yol yaptım sana, beynime rahatça sızman için.

Biliyor musun? Sen bana baktığında içimden hüngür hüngür ağlamak ve bütün kirimi, pasımı atmak geliyor. Dünyanın pisliğinden arındır beni.

Saçlarını yüzüme yaklaştır ve beni sarhoş eden kokunu tüm hücrelerime doldur.

Kör kuyulardayım, görmüyorsun. Elimden tut, çıkar beni dışarı. Ben bırakmak ister gibi yaparım, inanma.

Sakın bırakma…Mahvolurum.

Eksik parçalarım vardı, bulamamıştım ömrümce.

Şimdi kendimi sana tamamladım.

Rahatsız etme yaralarımı, hepsinin yerini biliyorsun, sakince öp en çok kanayanları. Yalvarırım acıtma canımı.

Bilmezsin sen…Ben boşlukta ilerlemekten, kara deliklerde kaybolmaktan çok korkarım.

Ama beni şimdi seninle bir mekiğe koyup uzaya fırlatsalar, anne karnında gibi huzurla dolarım.

Sana sarılırım, içine karışırım.

Senin evreninde bütün zamanları, hatta var olduğumu bile unuturum.

Bilincimin altıyla da üstüyle de tamamen senin olurum.

Unutma…

Sen benim kara deliğimsin.

Yorum bırakın

Filed under Gündem Dışı, içimden geldiği gibi

Yorumunuz için teşekkürler...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s